Sektörel


            Tebrikler Grafikerler.org!





Başarılı olmak önemlidir. Başarı, çok azımız için, şans eseri ortaya çıkar. Sadece sonucu değil, bugünlere gelinen süreci de önemsemek gerekmektedir. Genel anlamda, başarılı olmak için çalışmak gerekir. Çalışmak, öyle sadece söylemekle, yazmakla, istemekle gerçekleşir mi? Elbette ki gerçekleşmez. Başarılı olabilmek için çalışmak kadar, araştırmak, olumlu fikirleri değerlendirmek, güzel birliktelikler kurmak ve bu birliktelikleri bir arada tutmayı da başarmak gerekir.

Sitemiz adına güzel haberler aldım. Hürriyet gazetesi tarafından düzenlenen yarışmada, üstelik cidden gurur duyulması gereken bir kategoride birinci seçilmiş. Bizim için bu önemli elbette, önemli olmasının birçok nedeni var ama “eğitici ve öğretici” rolü ile ön plana çıkmış olması, bizler için çok daha önemli!

Bizler diyorum, çünkü çoğu zaman, kimimiz işlerimiz, kimimiz özel nedenlerle bazı zamanlar bir arada olamasak bile, biliriz ki mutlaka bu işin gönüllüleri iş başındadır. Bu iş en başta bir gönül işidir. Gönüllülük işidir, amatör bir ruh ile oluşuma sahip çıkmaktır.

Uzun zaman önce katıldığım bu oluşum içinde, bazen çok faal olmakla birlikte, bazı zamanlar aktif olamadığım zamanlar da olmuştur. Ne zaman sitemizi ziyaret etsem, yani olamadığımız zaman dilimlerinde, en az bizim kadar, bu oluşumun ayakta kalması ve ilerlemesi için çalışan, çabalayan arkadaşlarımızı gördüm.

Grafikerler.org ailesi olarak, bilginin paylaşımından ve bildiklerimizi bu işe heveslenen veya eğitimini alan arkadaşlarımıza aktarmaktan daima mutluluk duyduk. Duyduk diyorum, çünkü deneyimli arkadaşlarımız bazen kendiişlerini ikinci plana iterek, yeni yetişen arkadaşlarımıza vakit ayıracak kadar emek verdiler bu konuda. Grafikerler.org ailesinin asıl zenginliği ve bitmeyen enerjisi işte burada gizlidir.

Sevgili Ömer’le tanıştığımız ilk günleri hatırlıyorum. Sanırım site kurulumundan iki yıl sonrasında tanışma fırsatımız olmuştu kendisiyle. Ben forumlarda ve web sitelerinde çok gezinen bir adam değildim. Siteye de zaten nereden ve nasıl düştüğümü hatırlamıyorum. Birkaç gün sonra, hiçbir iletişimimiz olmamasına rağmen, bana bir şekilde ulaştı. Dediğim gibi, bana zaten çok yabancı bir konuydu ama sevgili Ömer öyle heyecanlı ve öyle hevesliydi ki, söyledikleri ve anlattıklarına katılmaması için, insanın taştan olması gerekirdi!

Düşünceleri, fikirleri, gündüzü, gecesi bir anlamda tüm dünyası bu site için var gibiydi. İlk düşündüğüm ve kendisine de sorduğum, bu işten kazancının ne olduğuydu. Sadece bir “hiç” olduğunu duyduğumda, şaşırmadım dersem yalan olmaz. Peki, neden o zaman dedim. Aldığım cevap, beni tatmin etmeye yetmişti. Sitemizin daha güzel olması için, daha çok kişiye ulaşmak için, daha fazla insana hitap etmek için demişti.

Özetle, güzel şeyler olması için demişti!

Sevgili kardeşim Ömer YILDIZ, seni tebrik ediyorum. Bugün güzel şeyler olmuş bulunmaktadır!

Düşüncelerin, fikirlerin ve amaçlarınla bu yolda, büyük bir adım daha atarak, basamaklardan bir tanesini daha çıkmış bulunuyorsun.

Grafikerler.org ailesi hepimizi tebrik ediyorum!

Birlikteliklerin başarıyı nasıl getirdiğini, bugün hep birlikte, bir kez daha görmüş bulunuyoruz.
Ödülümüz hepimize hayırlı olsun!

Teşekkürler Hürriyet, teşekkürler Bumerang!
Yeni ödüllerde ve yeni başarılarda yine buluşmak üzere…


Ozan Muhammet CANDAN

Reklam danışmanı ne iş yapar?

Markanın ve işletmelerin tüketiciyle arasında yer alan mesafenin kapanmasını sağlayan, birleştiren ve araya köprüler kuran kişiye, reklam danışmanı denir. Reklam danışmanı aynı zamanda, iyi bir tasarımcı, iyi bir metin yazarı, iyi bir pazarlamacı, iyi bir yönetmen gibi daha birçok özelliğe sahip olmalıdır.

Reklam danışmanları, marka stratejilerinde reklam verenler ve reklam ajanslarına destek veren, onlarla birlikte hareket eden, hareket kabiliyetine sahip planlamalar yapabilen kişilerdir. Bu süreç içerisinde yapılan çalışmalarda yer alabilecek eksiklikleri giderir, araştırma sonuçlarını yorumlar, tüketicinin markadan beklentilerinin tespit edilmesini sağlar.

Markalardan tüm beklentilerin anlaşılmasını sağlayan, marka ile tüketiciyi bütünleştiren bilgi ve deneyime sahiptir. Pazarlama ve iletişim yönü daha iyi olan danışmanlar bu süreç içinde, markaya değer katacak ve markayı daha güçlü hale getirecektir. Sadece pazarlama yönünden iyi olan ve kendisini o yönde eğiten reklam danışmanlarının olabileceği gibi iletişim yönü çok gelişmiş olan reklam danışmanları da sektörde her zaman iş yapabilirler.

Burada önemli olan, reklam danışmanının neler yapabileceğini en iyi kendisinin bilmesidir. Bir markanın değer artışı, reklam danışmanının başarısıyla ölçülebilir.

Reklam danışmanı, reklamın her alanında, yaratıcı, ateşleyici ve işi sonuca ulaştıran kişidir...


Ozan Muhammet CANDAN





Tasarım ve tasarımcı...
Tasarımcıyım demek, tam olarak neyi ifade ediyor, burada, sözlük anlamından değil, bu işi meslek olarak seçmiş olanlar için, neyi ifade ettiğini sorguluyorum.


Nedir tasarım?

Mesleki konuda son derece iyi noktada olan arkadaşımla, bir sohbet esnasında şöyle bir konuşmaya tanıklık etmiştim; iyi bir tasarımcı bir kez tasarlar, aynı iş konusunda gelecek başka bir tasarım için, yeni bir enerji harcamaz, harcarım diyen yalan söyler demişti. Bu konu üzerinde o akşam, uzun uzadıya bir tartışma yaşamıştık, diğer arkadaşlarımızla.

Üzerinden yıllar geçmesine rağmen, tekrar aklıma geldi arkadaşımın söyledikleri. Aslında çok haklıydı, bir işin aynısını tekrarlamak, her insan için çok kolaydı ve aynı işler üzerinde çalışan insanlar, bu işleri bir süre sonra otomasyona bağlamak durumunda kalıyorlardı. Sürekli otel grubuyla çalışan arkadaşlarda bunu gördüm. Mobilya sektörü ile çalışan arkadaşlarda da gördüm. Gıda, restaurant, fast food sektöründe ve daha birçok sektörde bunlara şahit oldum.

Şimdi düşündüğüm zaman, aslında tasarımı yapan insan, ciddi manada bir tasarım ve grafik çalışmasını, ilk yaptığı iş üzerinde sergilerken, aynı sektörden gelebilecek diğer işler için, aynı enerjiyi harcamıyor. Bu alışkanlıktan mı, yoksa tembellikten midir, bunu bilemiyorum ama kesin olan şudur; tasarımcılar aynı iş ve sektörler için yeni enerji harcamaktan hoşlanmayan insanlar.

Birkaç yıl önce, çok iyi bir tasarımcım vardı, ilk yaptığı işlerde gerçekten, sonuna kadar emek harcanmış işler çıkartıyordu. Sonraki zamanlarda baktım ki, önceden yaptığı işlerde küçük değişiklikler yaparak, yeniden piyasaya sürüyor. Bunun nedenini sordum kendisine, hayır dedi, kesinlikle kabul etmedi ve tam tersi, çok daha fazla emek harcıyorum, diyerek kendisini savundu. Biraz daha üzerinde yoğunlaştım bu işin ve gördüm ki, en iyi tasarımcılar bile, belli bir çizgi yakalıyorlar ve sonrasında geçmişte yaptıklarını tekrarlıyorlar.

Sonraları, biraz daha olaya yoğunlaştığım zaman, her tasarımcının aslında, belli tarzlara sahip olduğunu gördüm. Kullanılan fontlar, yapılan çizimler ve tasarımlar genelde bir şekilde tasarımcının kimliğini yansıtıyor. Ne kadar değişik işler yapmak için gayret sarf etseler de, yaptıkları tasarımlar, kişilerin imzaları gibi, çok fazla değişiklikler sergilemiyor. Değiştirdikleri tarzları bile, bir süre sonra yeni tarzda üretimlere devam etmelerini sağlıyor.

Bunun aksini söyleyenler mutlaka olabilir, bu düşüncenin yanlış olduğunu bile söyleyenler olabilir, burada söylemek istediğim ve dikkat çekmek istediğim konu şudur; tasarım yapıyorsanız ve tasarım yaparken bir adım önde olmak istiyorsanız, işinize bazen ara verin ve değişik şeylerle uğraşın. Bir süre tasarım yapmayın ve yapılan tasarımları inceleyin. Kendi yaptıklarınızı da inceleyin, dediğim ve anlattığım konu hakkında düşünün, siz bile, farkında olmadan, sürekli tekrarlar yaptığınızı göreceksiniz.

Bunu nasıl değiştirebilirsiniz, biraz da o konuda bildiklerimi paylaşmak istiyorum. Bunu değiştirmek için öncelikle, renk tercihlerinizde sürekli değişiklikler yapın, bu güne kadar es geçtiğiniz ve gözünüze hiç hoş gelmeyen yeni font denemeleri yapın. Kullandığınız çizimleri ve grafik tekniklerini değiştirin. Çalışmaya soldan değil, sağdan bakmaya çalışın. Daha doğrusu, çerçevenizi değiştirmekten bahsediyorum. Baktığınız pencereyi kapatıp, yeni bir pencere açmanızdan bahsediyorum.

Tüm bunları yaptığınız zaman, monotonlaşmakta olan tasarım becerinize, yeni değerler katmaya başlayacaksınız.


Yeni bir konuda, yine görüşmek üzere, hoşça kalın...




Ozan Muhammet CANDAN
grafikerler.org





Tanıtım ve Kampanyalar...
Bana soruyorlar, işleri nasıl arttırabiliriz? Son dönemlerde en çok muhatap olduğum sorulardan birisi diyebilirim. İşlerin daha çok artması, herhalde şu an ticaretle uğraşan ve ticari bir iş yapma peşinde olan, tüm grupların ortak buluşma noktası. Hele ki, krizlerin ortasında çırpınıp durmaktan kurtulamayan bir ülke gerçeğiyle yaşıyorsanız, bu kaçınılmaz bir durumdur.

Bu sorunun cevabı o kadar geniş bir yelpaze ki, tek cümleyle açıklamak veya şöyle yap demek doğru mudur, elbette ki değildir�

İnsanlarımız, reklamcılarımız, ajanslarımız, ne zaman daha geniş bir bakış açısına sahip olacaklar veya ne zaman iş arttırma çabalarının tek hamleyle gerçekleşemez olduğunun bilincine varacaklar?

İş dediğimiz veya ticaret dediğimiz yapılanma, sadece kasaya giren ve günün, ayın, yılın veya yılların getirisi midir?

İlk önce kafamızda sorgulamamız ve bu sorgulamayı yaparken nedenlerini araştırmamız gereken sebep budur. Ticari yaşamlarda kazanabilmek, başarılı olabilmek için, akademik çözümler her zaman iş yapmaz, öncelikle bunu çok iyi kavramamız gerekiyor.

Teorik olarak, bir otomobil için neler gerekir, sorusunun yanıtını, motor, kaporta, şanzıman, tekerlekler gibi, daha birçok mekanizmayı bir araya getirdiğinizde, depoya yakıtı koyduğumuzda, araba yürür mantığıyla cevap verilir.

Doğrudur, bazı zamanlar, beklide çoğu zaman, bu taktikler iş yapar ve gereken kazanç ve iş ivmesi gerçekleşir. Fakat bir gerçeği gözümüzden kaçırmamalıyız, bu taktikler ancak, tek düze bir grup üzerinde, ortak alışkanlıklara sahip tüketiciler üzerinde etkili olur ve başarıyı yakalamaya yeterlidir.

Biraz daha açalım konuyu isterseniz, hem daha iyi kavramak adına, hem daha iyi özümsemek adına.

Bir tanıtım faaliyetinin, reklam çalışmasının veya kampanyanın başarılı olabilmesi ve işlerin artmasını sağlamak için her taktik, her yerde iş yapmaz, bir yerde yakaladığı başarıyı, diğer bir platformda yakalayamaz.

Bu şu demektir, İstanbul�da başarılı olan bir tanıtım faaliyeti, Balıkesir�de iş yapmayabilir. Konya�da başarılı olan bir kampanya, İzmir�de başarılı olmayabilir. Her yerleşim biriminin ve tüketicinin, farklı algılama ve farklı tüketim alışkanlıkları vardır, bunu asla unutmamalıyız. Bu faaliyetleri planlayacak olan reklamcı veya ajansın, öncelikli görevi, bunları tespit etmek ve ona göre taktikler geliştirmektir.

Daha önce yaşadığım bir tanıtım kampanyasını sizlerle paylaşmak istiyorum. İki binli yılların başlarında, tüketici kapasitesi yüksek olan bir İç Anadolu firması aramıştı. Paket servis konusunda bir türlü istedikleri potansiyele ulaşamadıklarından bahsetmişlerdi. Ekibimden bir arkadaşımızı bu işe yönlendirdik. Arkadaşımızın çalışması bittiğinde ve ben raporu elime aldığımda, çok şaşırmıştım.

Bildiğimiz ve her yerde uygulanan bazı kampanyalardan bahsedilen bir rapordu önümde durmakta olan, baştan sona incelediğimde, yazılmış kampanyaların burada bir işe yaramayacağını söyledim, işe yeniden bakmasını ve yeni bir kampanya hazırlamasını istedim.

Aldığım cevap beni çok şaşırtmıştı, bu kampanyaların orada kesinlikle başarılı olacağını savunmaktaydı. Peki dedim o zaman, arkadaşımı da yanıma alarak doğruca ilçeye gittik. Zaten tek bir cadde üzerinde yoğunlaşmış olan ticari yaşamı gözlemlemek zor olmamıştı. Sektörle ilgili küçük bir inceleme sonrası, ilçede gördüğüm ve tespit ettiğim noksanlık, tüketici alışkanlığından başka bir şey değildi.

Bu alışkanlık, orada yaşayan insanların ve tüketicilerin ortak bir yönüydü. Ortak noktaları o insanların �paket servis� gibi bir olaya alışkın olmamalarıydı, daha doğrusu, paket servisleri, herkes gidip kendisi alıyor ve telefon açıp isteme gibi bir durumu benimsemiyorlardı.


Bunun nedenini bulmak için, birkaç palyaço arkadaş ayarlayıp, iki gün sürecek olan bir anket çalışması yaptık. Palyaço ile anket yapmamız, anketimize katılımı çok yüksek rakamlara ulaştırmıştı, çünkü ilçe tarihinde beklide ilk kez, insanlar sadece tv�de gördükleri palyaço ile beraber olmuşlardı.

Sonuçta, tüketicinin, paket servisten istenen siparişlerin, onlara çok daha pahalıya geleceğini, düşündükleri gerçeğine ulaştık.

Bunun üzerine, en uygun kampanyayı başlattık ve istediğimiz başarıyı yakaladık. Burada size anlattığım, çok büyük kapsamlı iş yapan bir işletme değil, kendi çapında iş yapan ve bulunduğu ilçede hak ettiği iş potansiyelini yakalayamayan bir işletmedir.

Çevrenizde buna benzer birçok işletme olduğundan eminim, müşterinizdir, arkadaşınızdır veya bir tanıdığınızdır, işlerin düzelebilmesi için, öncelikle çevresel nedenleri araştırmalı ve ona göre bir taktik geliştirmelisiniz.

Yine buluşmak üzere, hoşça kalın�

Ozan Muhammet CANDAN
Grafikerler.org










Konsept nedir, nasıl üretilir? Reklam Konsept Çalışması...

Konsept “kelime” olarak, Fransızcadan Türkçeye geçmiştir. Asıl yazılışı "Concept" bu şekildedir. Görüş, anlayış, düşünce, yeni fikir gibi birçok kelimeyi içinde barındırır. Konsept çalışması “kelime olarak” birçok sektörde kullanılabilir. Örneğin bunu bir reklamcı, yapmış olduğu çalışmalar için kullanırken, bir iç mimar, yine aynı şekilde yaptığı çalışmaları anlatırken “konsept” kelimesini kullanabilir. 


Otomobil firmaları, mobilya firmaları “konsept” kelimesini yenilik veya yeni ürün grubu olarak kullanırken, reklam sektöründe hizmet üretenler, komple bir çalışmayı veya tüm çalışmalardan oluşan bir tasarımı/uygulamayı anlatmakta da kullanabilirler.

Kısacası “konsept” kelimesinin zenginliğinden veya öyle farz edilmesinden, birçok sektör faydalanmaktadır. Durum böyle olunca, üreticiler, son zamanlarda “konsept” kelimesini oldukça sık bir şekilde kullanmışlardır, kullanmaya da devam edeceklerdir.

Bizler, reklamcı, grafiker ve tanıtım sektöründe olduğumuza göre, sizlere bu konu hakkında açıklamalarda bulunmaya ve bildiklerimi aktarmaya çalışayım.

Bir çalışmanın “konsept” kelimesi ile haşır neşir olabilmesi, daha doğrusu örtüşmesi için, yapılacak reklam çalışmasında ilk önce “kurumsal kimlik” çalışması mutlaka yapılmış olmalıdır. Kurumsal kimlik çalışması oluşturulmamış bir iş için “konsept” kelimesini kullanmak biraz saçma olacaktır. Yani, kurumsal kimlikle birlikte, yapılacak tasarımların bütünüyle, uygulanma aşamasının sonrasına “reklam/konsept” çalışması diyebiliriz.

Şimdi, kurumsal kimlik çalışmasını yaptığınız, işletme veya şirket için nasıl bir konsept çalışması yapılabilir, bunun cevabını bulmaya çalışalım. Bir kurumsal kimlik çalışmasına başlamış ve projemizi de şekillendiriyorsak eğer, kurumsal kimlikle çalışmasıyla birlikte, mekan için yapılacak “konsept” çalışmasını da kafamızda ve projemizde geliştirmek durumundayız.

Örneğin, bir fast food veya restaurant için yapılacak kurumsal kimlik çalışmasına başlarken, işletmenin, iç ve dış görüntüsü ile ilgili düşünceleri, renk, şekil, malzeme seçimi olarak düşünmeli, tasarlamalısınız. İçeride kullanılacak, masa sandalye takımlarından, duvar rengine, dolaplara, dışarıda veya çevresinde yapılacak peyzaj çalışmalarına kadar birçok şeyi düşünmelisiniz. Tabela çalışması, yönlendirme üniteleri gibi birçok ürün ve düşünce “sizin tasarımlarınız” olmalıdır ve imalatı yapılmalıdır.

Hazır olarak alınacak ürün veya ürünlerle oluşturulacak bir mekan için “konsept” kelimesi ne kadar uyumlu olur, bunu bilemiyorum ama yapılan tasarımlara göre, imalatı yapılmış olan ürünlerden oluşturacağınız mekanlar, tam olarak bir “konsept” çalışması olacaktır, bunu iyi biliyorum.

Bu şu demek oluyor, işletme veya bir şirket için, tüm fikirleri kafanızda şekillendirirken, farkında olmasanız bile “konsept” bir çalışma içerisine de girmiş oluyorsunuz. Konsept çalışmaları genel olarak bir ekip çalışması ile yapılır, bu ekip içerisinde bir grafik tasarımcı, bir iç mimar ve birkaç uygulamacı bulunmalıdır. Bir çalışmayı tasarlamak ve uygulamak çok farklı şeylerdir, bu konuda, yanınızda bulunan uygulamacılar, tasarımların ne kadar uygulanabilir olduğunu veya uygulanamaz olduğunu tespit edecektir. İç mimarınız bilgi ve birikimiyle yapacağınız “konsept” çalışmasında size çok büyük katkılarda bulunacaktır.

Yapacağınız çalışmalarda, işletme veya mekan için mutlaka bir “tarz” üretmelisiniz. Bu yapılacak çalışmayı, bir adım daha öne çıkaracak ve fark edilmeyi kolaylaştıracaktır. Örneğin “modern” bir mekan ve “konsept” çalışması peşindeyseniz, burada ahşap neredeyse hiç kullanılmamalıdır. Alüminyum veya cam ağırlıklı imalatları kullanmanız, sizi modern bir mekan konusunda başarıya ulaştıracaktır. Önemli bir detay olduğu için, şunu da belirtmeden geçmek istemiyorum, aydınlatma ekipmanlarına son derece önem vermelisiniz. Oluşturduğunuz konsept çalışma içerisinde neredeyse, kusursuz bir uyumluluk içerisinde olmalıdırlar.

Yukarıda bahsettiğim “tarz” konusu, sadece tek çeşit ürün yelpazesinden oluşacak diye bir kaide yok, ahşap ile camı veya alüminyumu güzel bir şekilde harmanlamak ve ortaya doyumsuz bir tasarım ve güzellik çıkarmak mümkün müdür, derseniz, elbette ki mümkündür. Ancak, buradan, işler daha zorlaşacak ve daha yoğun bir çalışma içerisinde olacaksınız anlamı da çıkacaktır. Oysa tek çeşit ürünlerden oluşan mekanlar ortaya çıkarmak ve oluşturmak daha az zahmetlidir, daha kolaydır, bunu da ayrıca belirtmek istiyorum.

Reklam konsept çalışması hakkında az da olsa bilgi sahibi olduğunuzu düşünüyor, yeni konularda, tekrar birlikte olmayı umut ediyorum.

Reklamınız bol olsun…

Ozan Muhammet CANDAN
Grafikerler.org






Afiş çalışması, nasıl olmalıdır?

Eminim, birçok kez, afiş tasarımı yaptınız ve belki bu konuda, eğitim bile aldınız, eğitim almış veya almamış olanlara, bir afiş çalışması, nasıl olmalıdır konusunda bildiklerimi aktarmak istiyorum.


Afiş çalışmalarının amacı, ilk başta insanları bilgilendirmedir, bu bilgilendirme yapılırken, tüketiciyi bilinçlendirmekte, afiş çalışması içerisinde olması ve düşünülmesi gereklidir.
Bilgilendirme yapmak demek, bir anlamda, duyuru yapmak demektir, duyuru yaparken, afişte kullanacağınız kelimeler, görseller, renkler, her biri, ayrı şekilde önem taşır ve çalışmayı yaparken dikkat edilmesi gereken konuların başında gelir.

Pazarlamayı desteklemek ve satışları arttırmak amacıyla yapılan afişlerde, dikkat edilmesi ve ön plana çıkarılması gereken noktalar çok daha farklıdır. Bir sanat duyurusu yapacağınız afişte durum biraz daha farklıdır. Afiş çalışmalarını, aslında gruplandırmakta fayda var, birazdan, aşağıya gruplamalar yaparak, konuyu daha anlaşılır bir şekilde sizlere anlatmaya çalışacağım.

Bir kartvizit çalışmasında, belki sizi eleştirme gereği duymayan insanlar, yapmış olduğunuz afiş çalışmasını, değerlendirmeye tabi tutmaktan, asla geri kalmazlar. Nedeni, afiş çalışmalarının, kitlesel bir iletişim aracı olmasıdır. Kalabalıklara hitap etmenin, ulaşmanın en kolay ve en basit yöntemi, afiş çalışmalarıdır, burada grafik çalışmasının, sanatsal yönü karşımıza çıkar.

Genel anlamda, afiş çalışmalarını, iç mekan ve dış mekan olarak iki gruba ayırırız, bunun nedeni, aralarında renk ve dikkat çekme arasında bir fark değil, sadece görüntü alınan zamanla alakalı olmasıdır. Şu durumda afiş tasarlayan bir grafikerin, bunu kesinlikle dikkate alması ve göz önünde bulundurması gerekmektedir.

İç mekanda kullanılacak çalışmalar, ürüne bakacak olan kişiler için, daha uzun zaman ayırabilecekleri ve karşısında kalabilecekleri, daha iyi şekilde inceleme şansı olan afişlerdir. Bu nedenle, iç mekan afişlerinde daha uzun metinler kullanılabilir fakat bu, her şeyi en ince ayrıntısına kadar, bu tür afiş çalışmalarında anlatabilirsiniz demek değildir. Buna dikkat etmenizde fayda var.

Bir gece, arkadaşımla Ege Üniversitesi Hastanesine gitmiştim, gecenin bir yarısıydı ve tahlil sonuçlarını bekliyorduk. Sonra, ileride, koridoru tamamen kapatan bir kapı üzerinde sıralanmış, onlarca afiş çalışmasını fark ettim. Renkleriyle, yazılarıyla öylesine iç içe geçmişlerdi ki, baktığım mesafeden ayırt etmem söz konusu olmadı. Sadece bir afiş, aralarında gözüme batmıştı, zamanımız da olduğu için, gidip yakından inceledim, beyaz bir zemin üzerine, çok sade bir çalışmaydı ve içerisinde yer alan bilgileri rahatlıkla okudum.

Diğerleri ön plana çıkması için yanlış çalışmalar yapan grafikerlerin tasarımlarıydı. İşin en kötü yanı, diğer afişlerin Sağlık Bakanlığı ve diğer kurumsal devlet dairelerinin çalışmaları olmasına rağmen, aralarında amatör birisinin afişinin ön plana çıkmasıydı. Arkadaşıma “maharet büyük yerlerin işlerini yapmakta değil, maharet, etkileyici çalışma yapmakta” görüyor musun, dedim.

Demek istediğim, iyi bir çalışma ortaya çıkarmaya çalışırken, ipin ucunu kaçırmayın ve bir afişte, asıl amacın“duyuru olduğunu” asla unutmayın.

Dış mekan afişlerinde çalışma yaparken, daha büyük sloganlar ve daha büyük puntolar kullanmalısınız. Yapacağınız çalışmalar, çok az zaman dilimi boyunca insanlara hitap edecek demektir. Hitap edeceğimiz kitle, o afiş çalışmasını, ya yürürken, ya bir araç içerisinde, hareket halindeyken görme şansına sahip olacak. Bu nedenle zamana karşı yarışıyor olacağınızı, asla unutmayın ve çalışmanızı o yönde yapın.

Yapılış amaçlarına ve verecekleri hizmete göre afiş çalışmaları kendi içerisinde bazı gruplara ayrılır, yukarıda da bahsetmiştim. Bunları, tanıtım ve reklam afişleri, kültürel afişler, bilgi içerikli sosyal afişler olarak üç madde halinde sıralayabiliriz. Hepsinin ortak yönü ve amacı, duyuru gücünün olmasıdır, bunun altını, önemle çiziyorum. Görsellerin kalitesi, renklerin uyumu, sloganların etkisi, elbette ki önemlidir, fakat bir afiş çalışması yapan grafiker aklından, yaptığı çalışmanın duyuru amacı ile yapıldığını asla çıkarmamalıdır.

Gelelim şimdi, ayırdığımız gruplar hakkında bazı bildiklerimizi paylaşmaya. Tanıtım afişlerinde, bir ürünün veya hizmetin tanıtımını yaparız ve bunun duyurusunu, tüketiciye ulaştırırız. Konuyu bir örneklemeyle açıklayacak olursak, A firmasının ürün tanıtımını yaptığımızı düşünelim. Burada, ilk önce yapacağımız araştırma, A firmasının ne kadar tanındığıdır. A firmasının logosu, renkleri, tanınırlığı nedir? Tüm bunları, afiş tasarımını yapan grafiker çok iyi bilmek zorundadır. Nedeni şudur, A firması gerçekten tanınan bir firma konumundaysa, biz ürünü daha ön plana çıkaracak bir çalışma içerisine girebiliriz, yok, firma o kadar da bilinen ve tanınan bir konumda değilse, o zaman yapmamız gereken, firma ismini ön plana çıkarmaktır. Bunu, logosu, renkleri ve sloganı ile yaparız, ürünü ise ikinci planda sergileyebiliriz.

Grubun diğer maddesinde ise kültürel afiş çalışmaları yer almaktadır. Çeşitli kurum, kuruluşlarca yapılmakta ve düzenlenmekte olan festivaller, bilgi şöleni, tiyatro oyunları, sinema afişleri, sergiler, spor müsabakaları, konferanslar gibi olaylar için hazırlanan ve tasarlanan afişlerdir. Burada da nelere dikkat edeceğimiz konusunda örnek verecek olursak, yapılacak ve düzenlenecek olan etkinliğin, ne kadar zamandır düzenlendiği, kim tarafından düzenlendiği, içeriği en ön planda yer alması gerekmektedir.

Uzun yıllardır tekrarlanan bir festival afiş çalışmasında, düzenleyen kurumu ön plana çıkarmaya gerek yoktur, çünkü katılımcılar tarafından zaten bilinmektedir, burada ön plana çıkarılması gereken, içeriktir, etkinlikte yer alacak olan aktivitelerdir. İnsanlara, bunu duyurmak daha çok dikkat çekecektir, çünkü insanlar, içerikle ilgileneceklerdir.

İle/ilçeye ilk kez gelen bir tiyatro gösterisinde durum daha farklıdır, burada dikkat çekmemiz gereken oyunun, adından daha çok, tiyatro oyununun sergileneceğini duyurmaktır. Özetleyecek olursak, yapacağımız duyurunun, asıl amacının ne olduğunu, kafamızda kesinlikle cevaplamalı, o şekilde çalışmaya başlamalıyız.

Geriye kalan afiş çeşidimiz, bilgilendirme içerikli olan, sosyal afiş çalışmalarıdır, bunlar, ulaşım, çevre, trafik, sağlık konularında hazırlanan afişlerdir. Bu afişlerin amacı, insanları uyarmak ve eğitmektir. Bu grup içerisinde, düşünceleri veya siyasi oluşumları tanıtan ve anlatan afişlerde yer almaktadır.

Bu konuda da, bir örnek vermek istiyorum, X partisi adayı olan bir belediye başkan adayını, ön plana çıkaracak olan resminden daha çok, partisidir, genelde yapılan yanlışlardan birisi, başkan adaylarının resimlerinin kocaman yapılması ama parti logolarının küçük olarak kullanılmasıdır. Bu, birçok grafikerin düşmüş olduğu, en büyük yanlışlardan birisidir.

Afiş tasarımı yaparken, en önemli özelliklerden birisi fark edilebilmektir. Okullarda öğretilen veya bazı makalelerden ve bilgi kaynaklarından öğrendiğiniz afiş hazırlamanın olmazsa olmazları çoğu zaman sizi amacınıza ulaştırmayabilir. Yaptığınız çalışmalar kimse tarafında dikkat edilmez ve siz nerede yanlış yaptım acaba, diye, düşünmekten kendinizi alamazsınız.

Tasarımını yaptığınız afişin, birçok afiş arasından sıyrılabilmesi ve “buradayım” diye bağırabilmesi, yani, fark edilmesini sağlamak, tasarımcının yapması gereken görevlerin en başında gelir. Bunu sağlayabilmek için neler yapmalısınız, bu sorunun yanıtını birlikte bulmaya çalışalım.

Yapacağınız çalışmalarda, kesinlikle nesne sayısını azaltın, insanların algılamalarını kolaylaştırmak için, buna çok dikkat etmelisiniz. Genel anlamda afiş çalışmasını üç bölüme ayırmak mümkündür, isim-slogan, zemin de kullanacağımız renk veya fon ve görseller. İç mekan afiş çalışması yapıyor olsanız bile, sözellerinizi kesinlikle uzun tutmayın ve şunu unutmayın, uzun bir yazıyı okumak tüm insanları sıkar, bu sebeple olabildiğince kısa cümlelerle anlatmak istediklerinizi ifade edin.

Slogan konusunda, zaten söylememe gerek yok ama ben yine de hatırlatayım, en fazla üç dört kelimelik sloganlar kullanın, daha fazlası slogan olmaktan çıkacak ve akılda kalıcılık sağlamayacaktır.

Birçok grafik tasarımcının düşmüş olduğu yanlışlıklardan birisi, süslü ve dekoratif yazılar kullanmaya çalışmalarıdır, bu çok büyük bir yanlıştır, kesinlikle yapmayın. Olabildiğince, düz font tercihleri kullanın ve uzaktan algılanacak yazıların bold karakterler olduğunu, aklınızdan çıkarmayın. Renk tercihlerinizde, renklerin canlılığının yanında, bunlar arasında yapacağınız geçişlere dikkat edin ve kullanacağınız görseller ile uyumlu olmasına özen gösterin.

Yapacağınız afiş çalışmasının, dikkat çekiciliği önemli, bilgilendirme amacı önemli, tüketicide yapacağı istek ve arzulama duyguları önemli, tüketiciyi harekete geçirmesiyle birlikte ürüne karşı bir istek duyurması da önemlidir. Tüketicinizin, kültür seviyesine, nerede yaşadığına, nelerden hoşlandığına dikkat etmelisiniz. Renklerin dilinden çok iyi anlamalı, hangi rengin, tüketici üzerinde, nasıl istekler ve duygular yaşatması gerektiğini bilmelisiniz.

Bir afiş çalışmasında, olmazsa olmazları sizlere aktarmaya çalıştım. Siz, nasıl bir afiş tasarlarsınız, bu afiş çalışmasında nelere dikkat edersiniz bunu ben bilemiyorum, fakat burada bana göre, bir afiş çalışmasında neler olmalıdır ve neler nasıl olmalıdır, sizlere aktarmaya çalıştım.

Umarım faydalanabileceğiniz bir yazı olmuştur.

Yeni konularda, yine birlikte olmak dileğiyle, hoşça kalın…

Ozan Muhammet CANDAN
Grafikerler. Org










Dergi Kapağı Nasıl Hazırlanır?
Kapak çalışmaları veya dergi kapağı çalışması insanlar gibidir. İnsanları gördüğümüz zaman, yüzlerinden, seslerinden v.b. bazı belirtilerden tanırız, anımsarız. İnsanların yüzleri farklıdır, sesleri de farklıdır, sesler çok benzer olsalar bile, aksanları farklıdır. Kısacası insanları tanımamız için, mutlaka hafızamıza kazıdığımız belirgin ipuçları bulunmaktadır. Buna kısaca algılama diyebiliriz. Algıladığımız görüntüler, sesler, hafızamızda yer ederler ve yıllar sonra karşılaşsak bile hemen hatırlar veya anımsarız.

Bir dergi kapağı veya kapak tasarımı da insanlar gibi yüzlere sahip olmalıdırlar. Çalışmamıza başlarken, yukarıda bahsettiklerimizi mutlaka göz önünde tutmalı, işimize bu şekilde yön vermeliyiz.

Dergimizin basılacağı kağıt çeşidi veya baskı şekli, teknik konulardır, bunlara girmeyeceğim. Yalnız, tasarıma başlamadan önce bu bilgilerin de edinilmesi gerektiğini unutmamalıyız. Çalışmamızın, amacına uygun olmasını sağlamak ve en uygun şekilde çalışmayı yönlendirmek için buna dikkat etmelisiniz. Bu konulara dikkat ettiğimiz zaman, baskı sonrası hayal kırıklıklarına mahal vermemiş oluruz, kaldı ki yanlış bir çalışma durumu, işimiz ve mesleğimiz adına içinden çıkılmaz sonuçlara ulaştırabilir.

Konumuza insanla başladık, yapacağımız çalışmaya bir insan değerinde yaklaşmamız, işimizin ne kadar kusursuz ve düzenli olacağı anlamını yakalamamızı sağlayacaktır. Akılda kalan, unutulmayan çalışmalar amacına uygun çalışmalardır.

Piyasada, birçok dergi yer almaktadır. Bunların birçoğu iyi ve kaliteli kapaklara sahip olurken, birçoğu vasatı aşamazlar. Ünlü dergileri inceleyecek olursanız, kapak çalışmalarının ne denli önem arz ettiğini rahatlıkla anlayabilirsiniz. Bunlardan ilk akla gelenler Time, Cosmopolitan dergileridir. Bu yayınların, kapak çalışmalarına dikkat edin ve biraz vakit ayırıp inceleyin.

Çalışmamıza katacağımız farklılık, bazen tek bir çizgi, bazen bir görsel, bazen renk geçişleri olabilir. Bu çalışmalarımızda bizim yapacağımız, sanat işlevselliği ve estetikliği, bunun yanı sıra tasarım kuralları, çalışmanın temelidir. Ne yaparsak yapalım, bunların dengede olması gereklidir.

Her tasarımda olduğu gibi, özgün ve çarpıcı çalışmalar dergi kapağı çalışmasında da gözden kaçırılmamalıdır. Aklı meşgul eden, okuyucuda ilgi uyandıran çalışmalar ortaya çıkarmak, tasarımcının yine dikkat etmesi gereken konulardandır.

Kapakta yer alanlar, içeriktekileri ön plana çıkartacak görsellerden ve başlıklardan oluşmalıdır. Görsel çalışmalarında, görselimizin kaliteli olmasını ve yüksek çözünürlüklü olmasını söylememe sanırım gerek yok. Görsellerimizin vurgulayıcı ve konuları tamamlayıcı olması dikkat etmemiz gereken bir diğer husustur.

Dergi içeriği ve hitap ettiği kesim, renk tercihlerinde dikkat etmemiz gereken konulardandır. Kapak çalışmasının, okuyucunun ilk gördüğü anda ona açılan bir pencere olduğunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız.

Sadelik ve yalınlık her zaman aklımızın bir köşesinde yer almalıdır. Tasarım, bakıldığı anda bir bütünlük oluşturmalı ve parça görüntüler aklı meşgul etmemelidir. Font tercihleri yine çok dikkat edilmesi gereken konuların başında gelir. Yazı ve görseller arasında bir denge kurulmalıdır, bu denge kendi içlerinde de sağlanmalıdır. Çok çeşitli fontlar kullanmak yerine çok uyumlu birkaç font veya tek font tercih edilmelidir. Kapak tasarımında, tasarım güzelliğinin oluşumunu ve içeriği okuyucuya ulaştıracak yolun, fontlar olduğunu unutmayınız.

Her tasarım öncesi olduğu gibi, kapak tasarımında kullanacağınız materyalleri bir araya getirip hazırlamalı, bunların bir kağıt üzerinde eskizini yaparak, neyi, nereye ve nasıl yerleştireceğinize karar vermelisiniz. Tasarım öncesi yapacağınız bu çalışma, sizin ekran başında harcayacağınız zaman dilimini hem kısaltacak, hem işinizi çok daha kolay hale getirecektir.

Bir tasarımcı, hazırlayacağı iş konusunda mutlaka bilgili olmalı, bunun yanında araştırmaktan asla kaçınmamalıdır. Daha önce yapılmış olan başarılı çalışmaları incelemek, irdelemek ve farkında olmak, tasarım konusunda başarılı olma yolunu açacaktır. Yapacağımız dergi kapağı veya kapak çalışmasını öncelikle hafızamızda mutlaka oluşturmalıyız. Sonra, bu dergiyi neden alacağımızı, neye dayanarak alacağımızı, almamız gereken nedenleri, neye bakarak, nelere dikkat ederek alacağımızı, kendimiz cevaplamalıyız.

Bir dergi kapağının amacına uygun olması için, kapakta yer alacak boşluklar etkili kullanılmalı, göze kalabalık gelecek bir doluluktan mutlaka kaçınılmalıdır. Ön ve arka kapak biri birine çok uyumlu olmalı, tutarlılık gözetilmeli, gerekli ise ilişkilendirilmelidir.

Estetiklik, elbette ki tüm tasarımlarda çok önemlidir ama buna dikkat ederken, işlevselliği atlamamalıyız, unutulmaz bir dergi kapağı tasarımı için, birçok parçayı bir araya getirmeli ve bunları çok iyi işleyen çarklar gibi, bir arada tutmayı başarmalıyız. Yapacağımız çalışmada “göz hapsini” mutlaka sağlamalısınız, çalışmaya baktığınızda gözleriniz çalışmanın dışına kaymamalıdır. Bunu bazen, renklerle, bazen çizgilerle, bazen de görsellerle sağlayabiliriz.

Bazı kapak çalışmalarında, görseller öylesine ön plana çıkartılır ki içerik arka planda kalır ve okuyucu sadece görsellerle ilgilenir, yazılanları okusa bile, akılda kalıcılık düzeyi düşer, çünkü insan ilk bakışta neyi algılarsa, o ilgisini çeker ve onunla ilgilenir. Belki bu tür tasarımlar, magazinsel çalışmalarda kullanılabilir ama sektör dergilerinde pek işe yaradığını söyleyemeyiz.

Dergi veya kapak tasarımının önemi, daha önce yaptığınız veya hazırladığınız tüm çalışmalardan çok daha fazladır. Reklâmsal çalışmalarda tek hedefiniz vardır, tüketiciyi etkilemek, ürün veya ürünlerin satışını sağlamak ama dergi yayıncılığı veya kapak tasarımı böyle bir şey değildir. Hazırladığınız dergiden, bilgi ve kültür konusunda faydalanacak okuyucular olduğunu aklınızdan asla çıkarmamalısınız.

“İyi bir kapak çalışması, insan gibidir ve asla unutulmaz” bunu yapabiliyorsanız, bu işin iyilerinden birisi sayılırsınız.

Kapak tasarımı konusunda bazı bilgileri sizlerle paylaştım, umarım faydalanacağınız bir çalışma olmuştur, yeni konularda, yine buluşmak üzere, hoşça kalın…

Ozan Muhammet CANDAN
Grafikerler.org

Özgürlük

  Önce kocaman bir yürek taşıyacak Sonra uğrunda savaşacaksın, Sende yoksa o yürek Boşuna sesini yükseltip bağırmayacaksın! Bu yol bildiğin ...