22 Eylül 2016 Perşembe

Kahve Tadında

Hayatımızı şekillendirenler vardır, bizim iznimize tabi olmadan hayatımıza girenler ve girdikleri yetmezmiş gibi dilediklerini yapanlar da vardır...

Buna bazen müdahale edebiliyor olsak da çoğu zaman müdahale edemeyiz, etmeye çalışsak bile olaylar istediği yere kadar uzanır. Yani birileri hayatımıza girerken bizim çok da müdahale etme şansımız olmuyor. Bu basit bir matematik sorusu değil, formülünü bilelim ve hemen çözebilelim...

Düşünün, en mutlu anınızda hayatınızda hiç görmediğiniz, tanımadığınız, adını memleketini bilmediğiniz birisi gelir ve hayatınızın ortasına kuruluverir. Kendinizi ne kadar koruyup kollasanız da olacak olur ve bunun karşısında hiç bir şey yapamayız, tıpkı bir deprem anında ayaklarımızın yere çakılıp kalması ve bir adım bile atamayışımız gibi...

Yola çıkmışsınız bir yere gidiyorsunuz, birisi gelip arabayla tepenize binebilir, arkadan size geçirebilir, hiç bir şey olmasa bile aracınıza bir çizik atabilir, tüm bunlar olabilir. Hadi bunları büyük olaylar sınıfı yapalım, daha küçüklerinden yola çıkalım...

Kaldırımda yürürken tepenize birisi tüküre bilir, yukarıdan sofra bezi çırpabilir, saksı atabilir, elma kabuklarını fırlatabilir, tüm bunlar olabilir mi, olabilir. Marketten çıkarken bir omuz dokunuşu, bana niye öyle baktın ulan diyen birisi, sizin de hayatınızın tam ortasına çat diye geçer kurulur, tüm bunlar olasılıklar arasında...

Bir şey satın almak için yanaştığınız pazar yerindeki tezgahtarla bile yaka paça birbirinize girme şansınız çok fazla. Hadi bunlar olurdu, olmazdı diyelim, ya sokakta yürürken kör bir kurşun bir tarafınıza saplanırsa ne yapabilirsiniz?

Peki, tüm bunlara engel olabilir misiniz?

Olamazsınız, olma şansınız milyonda bir denebilecek kadar az bir olasılık...

Öyleyse, hayatın akışı, hayatta yaptıklarımız, yapacaklarımız, çok da bizim ellerimizin arasında değil. Bu ve buna benzer şeylere önlem almaya çalışabiliriz ama tam manasıyla önüne geçemeyiz orası kesin...

Hani bir ata sözümüz var, böbürlenme padişahım, senden büyük Allah var, diye...

Kimse hayatına müdahale edemiyor, kimse hayatının akışını tam manasıyla yönetemiyor, belki yönetmeye çalışıyoruz ama bu o kadar da mümkün görünmüyor...

Öyleyse, sittiredin gitsin, sokmuşum hayat planlamasına...

Hayatı bir kahve tadında yaşayalım, o an bir yudum alabiliyor muyuz kahveden, ne mutlu bize...

Haydi afiyet olsun, bir yudum da olsa kahvenin tadını çıkaralım...














Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Özgürlük

  Önce kocaman bir yürek taşıyacak Sonra uğrunda savaşacaksın, Sende yoksa o yürek Boşuna sesini yükseltip bağırmayacaksın! Bu yol bildiğin ...